ABD’nin açık deniz rüzgar projelerindeki durdurma kararı geliştiriciler için ne anlama geliyor?

ABD’nin açık deniz rüzgar projelerindeki durdurma kararı geliştiriciler için ne anlama geliyor?

— ABD hükümetinin büyük ölçekli açık deniz rüzgar projelerindeki inşaat çalışmalarını durdurma kararı, geliştiricileri acil finansal ve operasyonel risklerle karşı karşıya bıraktı. Projeler atıl durumda beklerken maliyetler artıyor. Durdurmamın ne kadar süreceğine dair belirsizlik de giderek büyüyor.

ABD İçişleri Bakanlığı, inşaat halindeki tüm büyük ölçekli açık deniz rüzgar projeleri için kiralama işlemlerini derhal durdurduğunu açıkladı. Bakanlık, Savunma Bakanlığı’nın gizli raporlarında belirtilen ulusal güvenlik risklerini gerekçe gösterdi.

Kararda ayrıca, büyük türbin kanatlarının ve yansıtıcı kulelerin hareketinin radar paraziti oluşturabileceğini belirten gizli olmayan ABD hükümet raporlarına da atıfta bulunuldu. Bu parazitler, rüzgar projeleri yakınındaki gerçek hedefleri gizleyebilir veya sahte hedefler oluşturabilir.

Proje geliştiricileri Ørsted ve Dominion Energy ’ye göre, hükümet açık deniz inşaat faaliyetlerinin 90 gün süreyle durdurulmasını istedi. Hükümet, kendi takdirine bağlı olarak bu duraklamayı uzatma seçeneğine de sahip.

Karar, halihazırda inşaat halinde olan beş açık deniz rüzgar projesini etkiliyor. Bu projeler, birkaç gigawatt kapasiteyi ve milyarlarca dolarlık taahhüt edilen harcamayı temsil ediyor.

Etkilenen projeler arasında 2026’da devreye alınması beklenen, Iberdrola ve Copenhagen Infrastructure Partners’ın ortak sahibi olduğu 800 MW’lık Vineyard Wind 1 projesi bulunuyor. Ayrıca Ørsted ve BlackRock ’ın ortak sahibi olduğu ve %85’i tamamlanan 704 MW’lık Revolution Wind projesi de etkilenenler arasında.

Dominion Energy ’nin yaklaşık üçte ikisi tamamlanan 2.400 MW’lık Coastal Virginia Offshore Wind ticari projesi de durdurma kararından etkileniyor. Ørsted’in %40’ı tamamlanan 920 MW’lık Sunrise Wind projesi ve Equinor ’un %55’i tamamlanan 810 MW’lık Empire Wind 1 projesi de listede yer alıyor.

Empire Wind 1 projesi daha önce de bir durdurma emrine tabi tutulmuş ancak bu emir daha sonra iptal edilmişti. Revolution Wind projesi ise ihtiyati tedbir kararıyla durdurulmuştu.

Geliştiriciler için bu karar, inşaat gecikmelerinden kaynaklanan doğrudan finansal kayıplar anlamına geliyor. Ayrıca kiralamalar kalıcı olarak iptal edilirse, kazanç veya proje değeri kaybı potansiyeli de söz konusu.

Bernstein analistleri, kararın birincil etkisinin tedarikçilerden ziyade proje sahipleri üzerinde olduğunu belirtti. Geliştiriciler artan maliyetlere ve yatırım vergi kredisi değerinin olası erozyonuna maruz kalıyor.

Bernstein, Revolution Wind’i etkileyen daha önceki bir durdurma emri sırasında Ørsted’in deneyimini potansiyel finansal riskin bir göstergesi olarak gösterdi.

O dönemde Ørsted, Revolution Wind ve Sunrise Wind projelerinde Eylül sonuna kadar haftalık yaklaşık 25 milyon dolarlık gecikme maliyeti bildirmişti. Maliyetler daha sonra artmıştı. Bernstein, bu deneyimden yola çıkarak minimum gecikme maliyetinin GW başına haftalık yaklaşık 70 milyon dolar olduğunu tahmin ediyor.

Risk, proje yapısına göre değişiklik gösteriyor. Dominion Energy’nin Coastal Virginia Offshore Wind projesi, fatura ödeyenler tarafından finanse ediliyor. Bernstein’a göre, tahmini 11,2 milyar dolarlık toplam proje maliyetinin 8,2 milyar doları şimdiden harcanmış durumda. Proje ayrıca Virginia Valisi Glenn Youngkin dahil olmak üzere bazı Cumhuriyetçi Parti üyelerinden de destek alıyor.

Bernstein, geliştiricilerin yasal itirazlar ve hükümetle müzakereler yoluyla karara itiraz etmelerinin beklendiğini belirtti. Ancak kararın gizli raporlarla desteklenen ulusal güvenlik temeli, mahkemelerin çözüm sağlama yeteneğini sınırlayabilir.

Aracı kurum, bu aşamada yasal çözümlerin başarılı olup olmayacağının veya kararın uzun süreli gecikmelere ya da iptallere yol açıp açmayacağının belirsiz olduğunu ifade etti.

Buna karşılık, Bernstein, Vestas, Siemens Energy veya GE Vernova gibi türbin tedarikçileri üzerinde önemli bir etki beklemediğini belirtti. Bunu, cezai fesih ücretleri ve iade edilmeyen avans ödemeleri gibi sözleşmesel korumalarla açıkladı.

Aracı kurum ayrıca, türbin üreticilerinin ABD’de yeni açık deniz rüzgar üretim tesisleri açmadığını da belirtti.

Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

administrator

İlgili Makaleler