AB’nin yeni kotasıyla çelik ihracatında 2,5-3 milyar dolarlık kayıp riski

AB’nin yeni kotasıyla çelik ihracatında 2,5-3 milyar dolarlık kayıp riski

AB'nin yeni kotasıyla çelik ihracatında 2,5-3 milyar dolarlık kayıp riski

Bloomberg HT’ye konuşan Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) Başkanı Uğur Dalbeler, Avrupa Birliği’nin 1 Temmuz’da yürürlüğe girecek yeni çelik ithalat kotası uygulamasının Türk çelik sektörünü olumsuz etkileyeceğini belirtti.

Avrupa Birliği’nin çelik sektörünü korumak amacıyla ithalat kotalarını azaltıp kota aşımı durumunda uygulanan gümrük vergilerini artırma kararı, Türk çelik sektörünü yakında ilgilendiriyor.

AB ülkeleri tarafından onaylanan yeni düzenleme kapsamında gümrüksüz çelik ithalat kotaları 2024 seviyelerine göre yaklaşık yüzde 47 azaltılırken, kota miktarını aşan ithalata uygulanan gümrük vergisi de yüzde 25’ten yüzde 50’ye çıkarılacak.

Kota kararının ardından Bloomberg HT’ye konuşan Çelik İhracatçıları Birliği Başkanı Uğur Dalbeler, 1 Temmuz’da yürürlüğe girecek düzenlemenin ihracat üzerinde ciddi baskı oluşturacağını belirterek, sektörün yılın ikinci yarısında yeni pazarlar bulamaması halinde olumsuz etkilerin daha belirgin hissedileceğini ifade etti.

Dalbeler, mevcut uygulamaya göre Türkiye’nin ihracatının yeni dönemde önemli ölçüde gerileyebileceğini belirterek, “1 Temmuz’dan itibaren uygulanacak 18,3 milyon tonluk kota çerçevesinde ihracatımızda düşüş yaşanabilir” dedi.

Yeni kota sistemiyle birlikte ihracatta 3-3,5 milyon tonluk kayıp oluşabileceğini söyleyen Dalbeler, bunun parasal karşılığının yaklaşık 2,5-3 milyar dolar olacağını kaydetti. Geçen yıl yaklaşık 16,5 milyon ton ihracat gerçekleştiren sektörün, kota uygulaması halinde 16 milyon ton seviyelerine gerileyebileceğini ifade etti.

AB’nin kota dağılımına ilişkin detayların henüz netleşmediğini vurgulayan Dalbeler, özellikle ülke bazındaki dağılımın sektör açısından kritik önem taşıdığını söyledi. Avrupa Birliği’nin, serbest ticaret anlaşması bulunan ülkeler için farklı bir hesaplama yöntemi üzerinde çalıştığını aktarırken, Ticaret Bakanlığı’nın uzun süredir bu konuda müzakereler yürüttüğünü belirtti.

Türkiye’nin geçmişte Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu (AKÇT) anlaşmasına taraf olduğunu hatırlatan Dalbeler, söz konusu anlaşmanın zaman aşımı ile daha sonra Serbest Ticaret Anlaşması’na dönüşmesine rağmen kazanılmış hakların korunması gerektiğini düşündüklerini söyledi. Bu nedenle Türkiye’nin AB tarafından farklı bir statüde değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

This is a modal window.

Etkileşim penceresinin başlangıcı. ESC tuşu işlemi iptal edip pencereyi kapatacaktır.

Etkileşim penceresinin sonu.

AB’nin yerli üreticisini korumaya yönelik adımlar attığını belirten Dalbeler, Türkiye’nin de benzer koruma tedbirlerini gündemine alması gerektiğini ifade etti. Dalbeler, Avrupa’nın aldığı kota kararlarının benzerlerinin Türkiye tarafından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Sektörün yılın ilk beş ayındaki performansına ilişkin bilgi veren Dalbeler, yaklaşık 7-8 milyon ton ihracata karşılık 6,5-7 milyar dolar arasında gelir elde edildiğini belirtti. İlk beş aylık sonuçların geçen yılın aynı dönemine paralel seyrettiğini kaydederek, küresel gelişmelerin de ihracatı desteklediğini ifade etti.

Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında Çin kaynaklı sevkiyatların yavaşlamasının Türk çelik sektörüne olumlu yansıdığını söyleyen Dalbeler, bu durumun bazı pazarlarda Türk üreticilerin rekabet gücünü artırdığını dile getirdi.

Nisan ve mayıs aylarında ihracat performansının geçen yılki seviyelere yakın gerçekleştiğini belirten Dalbeler, haziran ayında da önemli bir değişiklik beklemediğini söyledi. Ancak asıl etkinin temmuz ayından itibaren hissedileceğini vurgulayan Dalbeler, AB’deki alıcıların kota uygulaması öncesinde stok oluşturmak amacıyla taleplerini artırdığını ifade etti.

Dalbeler, bu nedenle Temmuz ve Ağustos aylarında Avrupa pazarındaki talepte yavaşlama görülebileceğini belirterek, yeni kota sisteminin etkilerinin söz konusu dönemde daha net ortaya çıkacağını söyledi.

Öte yandan Mayıs ayında yaşanan altı iş günlük tatilin ihracat üzerinde olumsuz etki yaratmadığını belirten Dalbeler, çelik fabrikalarının üretime devam etmesi sayesinde sevkiyatlarda önemli bir aksama yaşanmadığını kaydetti.

administrator

İlgili Makaleler