Investing.com – New York Times’ta yer alan değerlendirmeye göre, Çin’deki fiyatların uluslararası fiyatlardan önemli derecede düşük olması, küresel ekonomideki en büyük bozulmalardan birine işaret ediyor. Düşük faiz oranları, yavaşlayan büyüme ve ekonomi politikalarının birleşimiyle yuanın aşırı zayıflaması, Çin ürünlerinin küresel pazarda ucuz görünmesine neden oluyor.
Çin’in yerel para birimi olan yuan, bu yıl boyunca düşük seviyelerde kalmayı sürdürdü. Bugün bir ABD doları karşılığında yaklaşık 7,1 yuan ödenmesi gerekiyor. Bu zayıf kur, Çin mallarını dünya genelinde daha rekabetçi hale getirerek ihracatı destekledi. Nitekim bu yıl Çin’in ihracat fazlası 1 trilyon doları geçmiş durumda.
Yuanın değer kaybetmesi Çin’deki fiyatların göreceli olarak düşük görünmesinin tek nedeni değil. Özellikle konut sektöründeki uzun süreli durgunluk, Çinli hanehalklarının varlıklarını ve tasarruflarını eriterek iç talebi ciddi şekilde sınırladı. Bu da hanehalklarının harcamalarında azalmaya neden oldu.
Öte yandan, uzun yıllar borçla finanse edilen yatırımlar ve üretim artışı sonucunda fabrikalarda kronik bir kapasite fazlası oluştu. Talebin zayıflamasıyla birlikte şirketler hayatta kalabilmek için yoğun şekilde fiyat kırıyor. Bu gelişmeler, Çin’deki düşük fiyat olgusunu daha da pekiştiriyor.
InvestingPro’nun Siber Pazartesi kampanyası kısa bir süreliğine uzatıldı! İlk aboneliğinizde %55’e varan indirim kazanın ve profesyonel analiz araçlarına avantajlı fiyatla sahip olun.
Bu uzatılmış teklif sadece sınırlı bir süre geçerlidir. İndirimi kaçırmayın!
Makalelerimizde listelenen abonelik fiyatları, yayımlandığı tarihte geçerlidir.
Çin Başbakanı Li Qiang, 2025 yılı boyunca uygulanan karşılıklı tarifelerin küresel ekonomi üzerindeki yıkıcı etkilerinin giderek daha belirgin hale geldiğini ifade etti. Özellikle ABD ile olan ticari gerilimlere dolaylı şekilde atıfta bulunan Li, uluslararası ekonomik yönetişimin yeniden yapılandırılması gerektiğini vurguladı.
Başbakan Li, yılın büyük bölümünde tarifelerin küresel görünüm üzerinde stres yarattığını söyledi. Ayrıca yapay zekânın ticaretin merkezine yerleştiğini belirterek, Çin’in geliştirdiği DeepSeek gibi teknolojilerin geleneksel sanayilerde dönüşüm sürecini yönlendirdiğine dikkat çekti. Akıllı robotlar ve giyilebilir teknolojiler gibi yeni sektörlerdeki büyüme, Çin’in teknoloji stratejisinin temelini oluşturuyor.
Nomura analistleri tarafından yayımlanan değerlendirmede, Çin Komünist Partisi’nin son Politbüro toplantısındaki açıklamaların, Pekin yönetiminin ekonomiye dair artan endişelerini yansıttığı belirtildi. Aralık ayındaki toplantı sonrası yayımlanan bildiride, Temmuz ayında yer almayan “ters döngüsel” önlemler ifadesine yeniden yer verilmesi dikkat çekti.
Analistler, bu söylemin önümüzdeki iki ay içinde Çin hükümetinin daha güçlü politika adımları atabileceğine işaret ettiğini belirtiyor. Özellikle emlak sektöründeki uzun süreli düşüşe odaklı destekleyici politikaların açıklanabileceği öngörülüyor. Ancak bu kapsamda piyasa beklentilerinin düşük tutulması gerektiği, çünkü emlak krizinin temel nedenlerine kalıcı çözüm getiren yapısal adımların hâlâ atılamadığı ifade ediliyor.
Nomura, Çin’in dış ticaret performansına yönelik beklentilerini de güncelledi. Kasım ayı verileri, ihracatta tahminlerin üzerinde artış yaşandığını; ithalatta ise daha ılımlı bir büyüme olduğunu gösterdi. Ancak uzmanlar, bu olumlu seyrin sürdürülebilir olmadığı görüşünde.
Analistler, Çin’in ihracat büyümesinin 2025 yılında %5 seviyesinde gerçekleşmesini, 2026’da bu oranın %4’e ve 2027’de %3,5’e gerilemesini bekliyor. Ayrıca, ABD ile Çin arasındaki ticari ateşkesin geçici olduğu ve önümüzdeki süreçte gerginliklerin yeniden tırmanabileceği uyarısında bulunuluyor. Bu tablo, Avrupa’nın da imalat sektörünü korumaya yönelik yeni önlemler alabileceğinin sinyalini veriyor.
