Investing.com – ABD’de yatırımcılar, Fed’in bu hafta açıklayacağı faiz kararına odaklanmış durumda. 3 Aralık ile sona eren haftada, yatırımcıların temkinli tavrı dikkat çekerken, hisse senetlerinden kaçış ve para piyasası fonlarına yöneliş net şekilde gözlemlendi. LSEG Lipper verilerine göre, yatırımcılar yaklaşık 104,75 milyar dolarlık ABD para piyasası fonu satın alarak, 5 Kasım haftasından bu yana en büyük haftalık girişe imza attı.
Yatırımcıların bu yönelimi, Fed’in olası faiz indirimi hamlelerine rağmen riskten kaçınma davranışlarının sürdüğünü işaret ediyor. Özellikle yüksek değerlemelere sahip teknoloji hisseleri karşısında yatırımcılar, daha güvenli varlıklar olarak görülen kısa vadeli para piyasası enstrümanlarını tercih etti.
InvestingPro’nun Siber Pazartesi kampanyası kısa bir süreliğine uzatıldı! İlk aboneliğinizde %55’e varan indirim kazanın ve profesyonel analiz araçlarına avantajlı fiyatla sahip olun.
Bu uzatılmış teklif sadece sınırlı bir süre geçerlidir. İndirimi kaçırmayın!
Makalelerimizde listelenen abonelik fiyatları, yayımlandığı tarihte geçerlidir.
Aynı haftada ABD hisse senedi fonlarından yaklaşık 3,52 milyar dolarlık net çıkış gerçekleşti. Bu rakamla birlikte fonlar, arka arkaya ikinci haftada da net çıkış bildirmiş oldu. Yatırımcıların riskli varlıklar konusunda temkinli davranmaya devam etmesi bu eğilimi güçlendiriyor.
Bu hareketlilik, hisse senetlerine ilişkin kısa vadeli belirsizliklere işaret ederken, özellikle mega teknoloji hisselerindeki yüksek fiyatlamaların yatırımcıları daha ihtiyatlı bir pozisyon almaya yönelttiği değerlendiriliyor. Yatırımcılar Fed kararını beklerken, düşük volatilite sunan alternatif fon türlerine yöneliyor.
Aynı dönemde ABD tahvil fonlarına ise yalnızca 314 milyon dolarlık sınırlı bir giriş yaşandı. Bu rakam, 1 Ekim’den bu yana bir haftada kaydedilen en düşük giriş miktarı olarak öne çıktı.
Tahvil piyasasına olan ilginin zayıf seyretmesi, tahvil yatırımcılarının da faiz politikası netleşmeden pozisyon almak istemediğine işaret ediyor. Bu görünüm, faiz haritasında yön belirsizliğinin sürdüğü bir dönemde kısa vadeli ve düşük riskli fonların tercih edildiğini yansıtıyor.
Öte yandan Avrupa tarafında ECB üyelerinin para politikasına dair verdiği sinyaller dikkat çekiyor. MUFG analisti Lee Hardman, Avrupa Merkez Bankasının faiz indirimi beklentilerini zayıflatmasının, euro üzerinde destekleyici etki yaratabileceğini belirtti. Analiz notuna göre, ECB Konsey üyesi Isabel Schnabel’ın son açıklamalarında şahin duruşun izleri görülüyor.
Schnabel, faiz artışı beklentilerinin piyasalarda yarattığı etkiye karşı olumsuz tutum sergilemediğini, Avrupa ekonomisinin dayanıklılığına inandığını vurguladı. Bu açıklamaların ardından, ECB’nin kısa vadede faiz indirimine gitmeyeceği ve faizleri mevcut seviyelerde sabit tutacağı öngörüsü kuvvetlendi. MUFG, ECB içerisinde faiz artışını savunan üyelerin sınırlı da olsa etkisinin euronun değerini destekleyebileceğini ifade etti.
