Japonya’nın kademeli faiz patikası ve zayıf yen: Piyasalar Takaichi bütçesini tartıyor

Japonya’nın kademeli faiz patikası ve zayıf yen: Piyasalar Takaichi bütçesini tartıyor

– ING’nin Japonya ve Güney Kore kıdemli ekonomisti Min Joo Kang, Japonya Merkez Bankasının (BOJ) faiz artırımlarının muhtemelen “oldukça kademeli” bir seyir izlemesinin beklendiğini ifade etti. Kang, para politikasındaki bu temkinli sıkılaşmaya rağmen, ülkenin uzun vadeli mali görünümü ve borç servisi yükünün finansal piyasalar üzerinde baskı oluşturmaya devam edebileceğini vurguladı.

Ekonomist, Japonya’nın kamu maliyesindeki kırılganlıkların finans piyasalarında istikrarsızlığa yol açabileceğini, bunun da ekonomik performans üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini belirtti. Kang ayrıca, mevcut hükümetin genişlemeci maliye politikası duruşunu sürdürmesinin beklendiğini, bu yaklaşımın 2026 yılı için ekonomi açısından önemli bir risk unsuru oluşturduğunu dile getirdi.

ING, Japonya Merkez Bankasının bir sonraki faiz artışı için en olası zamanlamanın Ekim ayı olacağını öngördüğünü açıkladı. Buna göre, BOJ’un para politikasında daha fazla normalleşme adımı atması beklenirken, bu adımların hızının düşük tutulacağı ve kademeli ilerlemenin tercih edileceği tahmin ediliyor.

Bu senaryo, Japonya’nın hem iç talep koşullarını hem de yüksek borçluluk seviyesini gözeten bir politika patikasına işaret ediyor. Faizlerin daha hızlı ve sert artırılmasının kamu borcu üzerinde yaratabileceği ek maliyetler nedeniyle, BOJ’un sıkılaşma sürecini dikkatli ve kontrollü bir şekilde yönetmeye çalışacağı değerlendirmesi öne çıkıyor.

Japon yeni, iki gün üst üste kayıp yaşamasının ardından Cuma günü dolar karşısında 156,6 seviyesinde dengelendi. Ancak bu seviye, para birimini son on ayın en düşük düzeylerine yakın tutarak olası müdahalelere ilişkin çağrıların güçlenmesine yol açtı.

Tokyo yönetiminin geçen ay yaptığı sözlü uyarılar, yendeki değer kaybını bir süreliğine müdahale bölgesinin dışında tutmuştu. Maliye Bakanı Katayama, Japonya’nın aşırı oynaklığa karşı harekete geçmekte serbest olduğunu vurgulasa da, piyasalarda yenin daha da zayıflayabileceğine yönelik endişeler sürüyor. Ülkenin iş dünyası temsilcilerinden oluşan lobiler de hükümete, zayıflayan yene karşı adım atılması ve para biriminin güçlendirilmesi çağrısında bulunuyor.

Japonya’nın genişleyici maliye politikası, halihazırda ülke ekonomisinin büyüklüğünün iki katını aşan kamu borcu nedeniyle piyasalar açısından önemli bir risk başlığı olarak öne çıkıyor. Artan faiz ortamında borç servisi maliyetlerinin yükselme potansiyeli, kamu finansman dengelerine ilişkin soru işaretlerini artırıyor.

Kabine, kısa süre önce Başbakan Takaichi’nin hazırladığı 122,3 trilyon yenlik rekor büyüklükteki bütçeyi onayladı. Bu bütçe, agresif harcamaları sürdürmeyi hedeflerken, yeni tahvil (devlet iç borçlanma senedi) ihracını sınırlayarak borç yönetimini dengelemeye çalışıyor. Bu çerçevede hükümet, harcama programlarını genişletirken borçlanma tarafında daha kontrollü bir çizgi izlemeyi planlıyor.

Japon yeni, 2025 yılını dolar karşısında %0,3’lük sınırlı bir değer kazancıyla tamamladı. Böylece yen, üst üste dört yıl süren değer kaybı döneminin ardından ilk kez yılı pozitif performansla kapatmış oldu.

Bu tablo, Japonya Merkez Bankasının yıl içinde gerçekleştirdiği iki faiz artışıyla birlikte değerlendiriliyor. Söz konusu faiz hamleleri, yendeki uzun soluklu zayıflama eğilimine sınırlı da olsa bir fren etkisi yaparken, para politikasında normalleşme sürecinin kademeli olarak ilerlediğini gösteren unsurlar arasında yer aldı.

administrator

İlgili Makaleler