Investing.com – ABD ile Venezuela arasında tırmanan tansiyon, petrol fiyatlarının Cuma günü yükselmesine neden oldu. Ancak, Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin barış umutlarının yarattığı iyimserlik ve genel piyasa belirsizlikleri nedeniyle petrol piyasası haftayı düşüşle kapatmaya hazırlanıyor.
Cuma sabah saatlerinde Brent petrol varil fiyatı 61,71 dolara kadar yükselirken, ABD tipi ham petrol (WTI) 58,03 dolardan işlem gördü. Her iki referans gösterge de önceki gün yaklaşık %1,5 oranında gerilemişti. Haftalık bazda ise fiyatlar yaklaşık %3’ten fazla düşüş gösterdi.
ABD’nin bu hafta Venezuela petrolü taşıyan bir tankere el koymasının ardından, Washington yönetimi benzer operasyonlara devam etmeye hazırlanıyor. Konuya yakın kaynaklar, ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro üzerindeki baskıyı artıracağını ifade ediyor. Bu gelişmeler, piyasalarda Venezuela kaynaklı tedarikte aksamalar yaşanabileceği yönündeki endişeleri artırdı.
Analistler, arz yönlü bu dalgalanmanın, daha önce fiyatları aşağı iten Rusya-Ukrayna müzakerelerine dair iyimserliği kısmen dengelediğini belirtiyor. Özellikle Nissan Securities baş stratejisti Hiroyuki Kikukawa’ya göre, Venezuela tankerine el konulmasının ardından piyasada yeniden alım hareketi görüldü.
InvestingPro’nun Siber Pazartesi kampanyası kısa bir süreliğine uzatıldı! İlk aboneliğinizde %55’e varan indirim kazanın ve profesyonel analiz araçlarına avantajlı fiyatla sahip olun.
Bu uzatılmış teklif sadece sınırlı bir süre geçerlidir. İndirimi kaçırmayın!
Makalelerimizde listelenen abonelik fiyatları, yayımlandığı tarihte geçerlidir.
Petrol fiyatlarının önümüzdeki dönemdeki yönü üzerinde, Rusya-Ukrayna barış görüşmeleri belirleyici olmaya devam ediyor. Taraflar arasındaki müzakere süreci piyasaların odak noktasında yer alırken, olası bir barış anlaşmasının arzın yeniden istikrara kavuşmasına neden olabileceği belirtiliyor.
Analistler, bu tür bir gelişmenin WTI fiyatlarını 55 dolar seviyelerine kadar düşürebileceğini öngörüyor. Bu nedenle gelecek hafta boyunca müzakere sürecine ilişkin açıklamalar, petrol piyasaları tarafından yakından takip edilecek.
Uluslararası Enerji Ajansının (IEA) son verilerine göre, küresel petrol arzı Aralık ayında talebi günde 3,84 milyon varil aştı. Bu rakam, Kasım ayındaki 4,09 milyon varillik fazlanın bir miktar altında olsa da arz fazlasının sürdüğünü gösteriyor.
Öte yandan, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) tarafından yayımlanan verilere göre, 2026 yılında küresel arz ve talep dengesinin birbirine çok yakın olacağı tahmin ediliyor. Bu tahmin, IEA’nın “büyük arz fazlası” beklentisi ile çelişiyor.
ABD Merkez Bankası ( Fed ) bu hafta politika faizinde 25 baz puanlık indirim gerçekleştirdi. Başkan Jerome Powell’ın açıklamaları ise beklenenden daha az şahin tonda karşılandı. Bu durum, finans piyasalarında gelecek döneme dair belirsizlikleri artırarak risk iştahını azaltmış durumda.
Diğer taraftan, ABD Enerji Bilgi İdaresi (EIA) tarafından açıklanan verilerde ham petrol stoklarının beklenenden daha az gerilediği, buna karşılık yakıt stoklarında güçlü artışlar yaşandığı görüldü. Bu gelişmeler, mevcut fiyat baskılarının devam etmesine neden oldu.
Ukrayna, Perşembe günü Hazar Denizi’nde yer alan Lukoil’e ait bir petrol platformunu hedef aldı. Saldırı sonucunda tesiste üretim durdu. Bu gelişme, bölgedeki savaşın enerji altyapısını doğrudan hedef aldığı yönündeki endişeleri artırdı.
Ayrıca, İngiltere, Fransa ve Almanya liderleri bu hafta ABD Başkanı Donald Trump ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, Ukrayna’daki çatışmalara kalıcı bir çözüm bulunmasına yönelik ABD’nin girişimleri ele alındı. Liderler, barış çabalarının kritik bir aşamaya geldiğini vurguladı.
