Türkiye, AB’nin atık ihracatında ilk sırada: 10 yılda 118 milyon ton atık geldi

Investing.com – Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) tarafından yayımlanan güncel verilere göre Avrupa Birliği, 2024 yılı içerisinde toplam 31 milyon 625 bin ton atık ihraç ederken, bu miktarın en büyük kısmını oluşturan 12 milyon 253 bin 956 tonluk bölüm Türkiye’ye gönderildi. Sputnik’te yayımlanan habere ve Okan Aslan’ın Radyo Sputnik’teki aktarımlarına göre Türkiye, AB üyesi olmayan 213 ülke arasında açık ara farkla en fazla atık kabul eden ülke konumunda bulunuyor. Son on yıllık periyot incelendiğinde ise Türkiye’ye gönderilen toplam atık miktarının 118 milyon 667 bin tonu bulduğu görülüyor.

Radyo Sputnik’te yayımlanan Gün Ortası programında Eurostat verilerini değerlendiren Okan Aslan’ın paylaştığı bilgilere göre, Türkiye son on yıldır Avrupa Birliği’nden çıkan atıkların en büyük alıcısı pozisyonunu koruyor. 2024 verilerine bakıldığında, Avrupa ülkelerinden ihraç edilen toplam 31,6 milyon tonluk atığın 12,25 milyon tonluk kısmı doğrudan Türkiye’ye sevk ediliyor.

Bu veriler ışığında Türkiye’nin Avrupa’nın atık yükünü çeken ana merkez haline geldiği görülüyor. Özellikle 2014 ile 2024 yılları arasındaki on yıllık dönem dikkate alındığında, kümülatif olarak 118,7 milyon ton atığın Türkiye’ye ihraç edildiği kayıtlara geçmiş durumda. İstatistikler, Türkiye’nin atık ithalatında rakiplerine göre açık ara önde olduğunu ve bu trafiğin yıllar içinde istikrarlı bir şekilde sürdüğünü ortaya koyuyor.

Atık ticaretinin detaylarına inildiğinde, Türkiye’ye gönderilen maddelerin türleri ve yoğunlukları dikkat çekiyor. Aslan’ın aktardığına göre, özellikle 2021 yılında Avrupa Birliği’nden gönderilen katı atıkların neredeyse yarısı Türkiye’ye giriş yaptı; bu da tek bir yılda 14,7 milyon ton atık anlamına geliyor. 2024 itibarıyla atık ithalatının genel eğiliminde de bir artış gözlemleniyor.

Türkiye’ye gelen atık kalemleri arasında hurda metal, kağıt ve özellikle plastik atıklar öne çıkıyor. Ancak gelen plastik atıkların tamamının sağlıklı bir şekilde ayrıştırılmış olmaması, süreçteki en kritik sorunlardan biri olarak işaret ediliyor. Plastik atıkların barındırdığı çevresel ve sağlık riskleri, bu maddelerin ithalatını ve işlenme süreçlerini daha hassas bir konu haline getiriyor.

Greenpeace Türkiye ve konunun uzmanları, ortaya çıkan bu tabloyu “çöp sömürgeciliği” olarak tanımlayarak durumun vahametine dikkat çekiyor. Gelişmiş ülkelerin, kendi atıklarını çevre politikaları daha zayıf veya denetim mekanizmaları eksik olan ülkelere göndermesi, bu tanımın temel dayanağını oluşturuyor. Bazı geri dönüşüm tesislerinde usulsüzlük yapıldığına dair iddialar da gündemdeki yerini koruyor; buna göre atıkların sadece belirli bir kısmı geri dönüştürülürken, geri kalanı ya yakılıyor ya da doğrudan doğaya terk ediliyor.

Kontrolsüz yapılan geri dönüşüm işlemleri, yanlış depolama yöntemleri veya atıkların yakılması, telafisi zor çevre kirliliklerine yol açabiliyor. Plastik atıkların uygunsuz yönetimi; toprağın, su kaynaklarının ve hava kalitesinin bozulmasına neden olurken, genel ekosistem üzerinde de olumsuz etkiler yaratıyor. Uzmanlar, 14,7 milyon tonu bulan atık hacminin yarattığı sağlık ve çevre etkilerinin, ulusal çıkarlar ve halk sağlığı açısından sorgulanması gerektiğini vurguluyor.

administrator

İlgili Makaleler