– ABD doları, haftanın son işlem gününde hafif değer kazansa da, üst üste üçüncü haftalık kaybını vermeye hazırlanıyor. Amerikan Merkez Bankasının ( Fed ) gelecek yıl faiz indirimlerine yöneleceği beklentisi, dolar üzerindeki baskının ana kaynağı olmaya devam ediyor. Dolar endeksi (DXY), bugün %0,16 artışla 98,48 seviyesine yükseldi; ancak haftalık bazda %0,53 düşüşe işaret ediyor.
DXY endeksi, Perşembe günü iki ayın en düşük seviyesine gerilemişti. Yıl genelinde ise dolar endeksi %9’dan fazla düşerek 2017’den bu yana en sert yıllık değer kaybına yöneldi. Yatırımcılar, Fed’in daha güvercin bir politika yaklaşımına yönelebileceği beklentisi nedeniyle dolar varlıklarında azalma trendine girmiş durumda.
İngiliz sterlini ve euro, üçüncü haftalık kazancına ilerliyor. Sterlin, Cuma günü %0,07’lik sınırlı düşüşle 1,3376 dolar seviyesinde işlem gördü. Ancak yine de Perşembe günü ulaştığı yedi haftalık zirve seviyelerine yakın kalmaya devam etti. Son ekonomik veriler, Birleşik Krallık ekonomisinin Ekim’e kadar olan üç ayda beklenmedik şekilde daraldığını gösterse de, bu durum piyasaların İngiltere Merkez Bankasının (BoE) faiz indirimi olasılığına ağırlık vermesine yol açtı.
Avrupa para birimlerinde yaşanan bu değerlenme eğilimi, doların zayıflamasına karşı güçlü bir alternatif olarak görülüyor. Her iki para birimi de haftalık bazda dolara karşı değer kazanma eğilimini sürdürüyor.
InvestingPro’nun Siber Pazartesi kampanyası kısa bir süreliğine uzatıldı! İlk aboneliğinizde %55’e varan indirim kazanın ve profesyonel analiz araçlarına avantajlı fiyatla sahip olun.
Bu uzatılmış teklif sadece sınırlı bir süre geçerlidir. İndirimi kaçırmayın!
Makalelerimizde listelenen abonelik fiyatları, yayımlandığı tarihte geçerlidir.
Fed’in bu hafta beklendiği gibi gerçekleştirdiği 25 baz puanlık faiz indirimi sonrası yapılan açıklamalar, yatırımcılar tarafından önceki politikalara kıyasla daha az şahin bulundu. Bu durum, dolar satışlarını hızlandırdı. ING’den döviz stratejisti Frantisek Taborsky, Fed sonrası doların düşüş yaşadığını ancak daha düşük faiz beklentisi ve mevsimsel etkiyle şu anda bir dengelenme sürecine girdiğini belirtti.
Ancak analistlere göre, ABD para politikasının gelecek yıl nasıl bir yol izleyeceği hâlâ belirsizliğini koruyor. Özellikle ekonomik verilerin, Ekim ve Kasım ayındaki federal hükümet kapanmasının etkilerini tam olarak yansıtmadığı ifade ediliyor. Ayrıca, yaklaşan seçim yılında ekonomi performansının önem kazanması, Merkez Bankası üzerindeki siyasi baskılara dair endişeleri ön plana çıkarıyor.
Commerzbank analisti Volkmar Baur, gelecekte Fed başkanı olması beklenen Kevin Hassett’ın merkez bankası politika kararlarını siyasi yaklaşımlar doğrultusunda şekillendirebileceği uyarısında bulundu. Hassett, geçtiğimiz günlerde verdiği bir röportajda, Fed’in faiz indiriminde geç kaldığını ifade etmişti. Ancak Baur, iş gücü piyasasında hâlâ yeterli bir soğuma gözlenmediğine dikkat çekerek, bu söylemlerin ekonomik gerçeklerle örtüşmediğini savundu.
Baur, yeni başkanın veri temelli karar alma yerine siyasi tercihler doğrultusunda hareket etme ihtimalinin, dolar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabileceğini ifade etti. Bu tür bir yaklaşımın, para politikasına olan güveni zedeleyebileceği değerlendirmesi yapıldı.
Federated Hermes Gelişen Piyasalar Portföy Yöneticisi Mohammed Elmi ise, doların zayıf kalmaya devam etmesinin gelişen piyasalar için olumlu bir ortam sunabileceğini belirtti. Elmi, Fed’den daha fazla faiz indirimi beklentisinin de bu ortamı desteklediğini ifade etti.
Mayıs 2026 itibarıyla görev süresi sonlanacak olan mevcut Fed Başkanı Jerome Powell’ın yerine, ABD Başkanı Donald Trump’ın daha düşük faiz politikalarına uyumlu bir isim atayabileceği beklentisi tartışma konusu olmaya devam ediyor. Elmi’ye göre bu tip bir değişiklik, gelişen piyasalarda risk iştahını artıran bir unsur olabilir.
