Citi ekonomistlerine göre, Türkiye’deki fiyat gelişmeleri, açıklanan son Enflasyon Raporu’nda öngörülenden daha zorlu bir görünüme işaret ediyor ve enflasyondaki katılık Merkez Bankası’nın gevşeme alanını sınırlıyor.
İlker Domaç ve Gültekin Işıklar tarafından hazırlanan değerlendirmede, “Analizimiz, faiz artışıyla birlikte kurdaki değer kaybı hızının ayarlanmasını savunurken, son gelişmeler bize ekonomik faaliyette yavaşlamaya ilişkin artan işaretler nedeniyle TCMB’nin kısa vadede bunun ters yönünde adım atmaya daha yatkın olabileceğini düşündürüyor” denildi.
“İleriye dönük olarak yılın ikinci yarısında faiz indirimleri için sınırlı alan görüyoruz” diyen ekonomistler politika faizinin yıl sonunda piyasa beklentisi olan yüzde 34’e karşılık yüzde 35 seviyesinde olacağını öngördüklerini belirtti.
Bugün açıklanan haziran ayı enflasyon verilerine bakıldığında işlenmiş gıda fiyatlarında beklentileri aşan bir yükseliş görüldüğüne işaret eden ekonomistler, “Yaklaşık yüzde 30 seviyesindeki çekirdek enflasyon ile yüzde 40 seviyesindeki hizmet enflasyonu yüksek kalmayı sürdürürken, hesaplamalarımız hizmet enflasyonunda aylık dezenflasyon hızında anlamlı bir iyileşmeye işaret etmiyor” değerlendirmesini yaptı.
Citi’ye göre yakın vadede fiyat gelişmelerini gıda enflasyonundaki karmaşık görünüm, Eylül/Ekim döneminde giyim enflasyonunda yukarı yönlü sürprizler ve zayıflayan iç talebin hizmet enflasyonu üzerindeki etkisi belirleyecek. “Ortaya çıkan daha zorlu enflasyon görünümünün ve enflasyon
beklentilerindeki gelişimin, para politikasında temkinli hareket edilmesi gerektiği yönündeki görüşü güçlendirdiğini düşünüyoruz” diyen Domaç ve Işıklar, “TCMB’nin 2026 ve 2027 için ara hedefleri sırasıyla yüzde 24 ve yüzde 15 seviyesinde bulunsa da, sektörel enflasyon beklentileri dezenflasyon sürecinin TCMB’nin öngördüğünden daha yavaş ilerleyebileceğine işaret ediyor. Ayrıca analizimiz, rekabet gücüne ilişkin artan kaygılar ortamında yalnızca kur istikrarının enflasyon beklentilerini
yeniden çıpalamaya yetmeyebileceğini gösteriyor. Enerji fiyatlarında beklenen yumuşama olumlu olmakla birlikte, fiyat dinamiklerindeki yapısal bozulma ve çıpalanmamış beklentiler nedeniyle dezenflasyon sürecinin görünümü belirsizliğini koruyor. Bu çerçevede yıl sonu enflasyonunu yaklaşık yüzde 31 olarak öngörüyor, risk dengesinin ise yukarı yönlü olduğunu değerlendiriyoruz” dedi.
