**
Teknoloji dünyasında yapay zekanın istihdamı tehdit ettiği tartışmaları sürerken, Türkiye’den ezber bozan bir başarı hikayesi geldi. Geçtiğimiz yıl çalıştığı reklam ajansından küçülme gerekçesiyle çıkarılan 26 yaşındaki Eren Demir, cebindeki son 5.000 TL sermayeyle kendi işinin patronu olmaya karar verdi. Ancak Demir, geleneksel bir ajans kurmak yerine, tüm operasyonel gücünü yapay zekaya devrettiği hibrit bir model seçti.
Eren Demir’in başarı formülünün merkezinde iki güçlü yapay zeka aracı yer alıyor: **ChatGPT** ve **Midjourney**.
Süreci tamamen optimize eden Demir, öncelikle yurt dışındaki orta ölçekli e-ticaret markalarını hedefledi. ChatGPT’yi bir “metin yazarı ve stratejist” olarak konumlandırdı. Potansiyel müşterilere gönderilecek soğuk satış e-postalarından, markaların SEO uyumlu blog içeriklerine ve sosyal medya reklam metinlerine kadar her şeyi ChatGPT’ye yazdırdı.
Görsel tasarım kanadında ise devreye Midjourney girdi. Demir, müşterilerinin ürün ambalaj tasarımlarını, web sitesi arayüzlerini ve sosyal medya görsellerini Midjourney’e doğru “prompt”lar (komutlar) girerek saniyeler içinde üretti. Normalde 4 kişilik bir kreatif ekibin en az iki haftada tamamlayabileceği bir marka kimliği çalışmasını, yapay zeka ortakları sayesinde tek başına sadece 6 saatte teslim edilebilir hale getirdi.
**Sıfır Ofis, Minimum Maliyet, Maksimum Gelir**
Eren Demir, ilk ayında sadece 15.000 TL kazanırken, portföyünü genişlettikçe ve yapay zeka entegrasyonunu kusursuzlaştırdıkça gelirini katladı. 8 ayın sonunda ulaştığı toplam ciro tam **1.250.000 TL** oldu. İşin en çarpıcı kısmı ise operasyonel maliyetlerin düşüklüğü. Demir’in ofis kirası, çalışan maaşı veya SGK prim ödemesi yok. En büyük gideri; ChatGPT Plus, Midjourney ve Canva gibi araçlara ödediği aylık yaklaşık 1.500 TL’lik abonelik ücretleri.
Finans editörümüze konuşan Demir, *”Yapay zeka işimizi elimizden almayacak; ancak yapay zeka kullanan insanlar, kullanmayanların işini elinden alacak. Ben kendime bir çalışan aramadım, dünyanın en akıllı asistanlarını işe aldım. Şu an tek başıma, 10 kişilik bir ajansın ürettiği katma değeri üretebiliyorum”* sözleriyle başarısının sırrını özetliyor.
Demir’in bu başarısı, Türkiye’deki genç girişimciler için yapay zekanın sadece bir tüketim aracı değil, aynı zamanda yüksek gelir getiren modern bir üretim aracı olduğunu kanıtlıyor.
