– BlackRock Investment Institute (BII), yayımladığı “2026 Yılı Global Görünüm” raporunda, küresel ekonomi ile finansal piyasalarının yapay zekâ başta olmak üzere bir dizi “mega güç” tarafından köklü biçimde değiştiğini bildirdi. Raporda özellikle yapay zekâ yatırımlarının hız ve hacmi bakımından benzeri görülmemiş bir sermaye harcaması dalgasına yol açabileceği vurgulandı.
BII, teknolojide geçmiş dönemlerdeki sermaye-hafif büyüme modelinden sermaye-yoğun büyüme evresine geçildiğini belirtirken, bu dönüşümün sadece yatırım ortamını değil aynı zamanda fiziksel, finansal ve sosyo-politik sınırları da zorladığını ifade etti. Yapay zekânın yanı sıra finansın geleceği, enerji dönüşümü ve jeopolitik ayrışma gibi küresel eğilimlerin önemini koruduğu belirtilse de, günümüzde piyasalardaki ana yönlendirici güç olarak yapay zekâ öne çıktı.
Raporda, mevcut ortamda risksiz bir yatırım stratejisinin kalmadığına dikkat çekilirken, aktif yatırım yönetiminin önemi ön plana çıkarıldı. BlackRock , bu yeni koşullarda yatırımcıların dinamizme ve belirsizliklerle başa çıkabilecek stratejilere odaklanmaları gerektiğini belirtti.
InvestingPro’nun Siber Pazartesi kampanyası kısa bir süreliğine uzatıldı! İlk aboneliğinizde %55’e varan indirim kazanın ve profesyonel analiz araçlarına avantajlı fiyatla sahip olun.
Bu özel teklif sadece sınırlı bir süre geçerlidir. InvestingPro ile akıllıca yatırım yapın, fark yaratın!
Makalelerimizde listelenen abonelik fiyatları, yayınlandığı tarihte geçerlidir.
Yapay zekâ yatırım dalgasının yol açtığı yüksek değerlemeler konusundaki endişelere de raporda yer verildi. Shiller fiyat/kazanç oranı baz alındığında, ABD hisse senetlerinin değerlemelerinin 1929 ve dot-com dönemleriyle kıyaslanabilecek kadar pahalı hale geldiğine işaret edildi.
Raporda, tarihsel dönüşümlerin genellikle piyasa balonlarıyla iç içe geçtiği fakat bu balonların tam olarak patladıktan sonra fark edilebildiği vurgulandı. Bu tür balonların öncesinde değerlemelerde büyümenin sürebileceği ifade edildi.
BlackRock, yapay zekâ altyapısının oluşturulmasına yönelik sermaye harcamalarının boyutlarının “mikrodan makroya” uzanacak kadar büyük olduğunu ve bu durumda toplam kazanç beklentisinin, yatırımları doğrulama potansiyeline sahip olduğunu bildirdi. Ancak bu getirilerin ne kadarının teknoloji sağlayıcı şirketlerde kalacağının henüz net olmadığına dikkat çekildi.
BlackRock, ABD hisse senetlerinde “overweight” pozisyonunu sürdürüyor. Bu kararında yapay zekâ teması ve Fed’in faiz indirimi sürecinin risk iştahını desteklemesinin etkili olduğu belirtildi. Öte yandan, Avrupa’daki düşük kazanç artışı nedeniyle Avrupa hisseleri için “nötr” pozisyon politikası izleniyor.
Avrupa piyasaları içinde ise finans ve sanayi sektörleri ön plana çıkarken, Japon hisse senetleri hem taktiksel hem stratejik açıdan tercih edilen bölgeler arasında yer alıyor. Japon devlet tahvilleriyle birlikte gelişmiş ülke uzun vadeli tahvillerine yönelik pozisyon ise ağırlığını azaltma yönünde şekilleniyor.
Raporda, gelişmekte olan ülkelere ait döviz cinsinden borçlanma araçlarının, sınırlı arz, cazip getiri oranları ve sağlam kamu maliyesi gibi nedenlerle öne çıktığı ifade edildi. Bu piyasalar, özellikle uzun vadeli gelir arayan yatırımcılar için dikkat çekici görülüyor.
BlackRock’a göre, Hindistan, yapay zekâ gibi mega güçlerden faydalanmak isteyen uzun vadeli yatırımcılar için gelişmekte olan piyasalar içindeki en cazip fırsatlardan birini oluşturuyor. Şirket, Hindistan’ın büyüme potansiyelini değerlendiren pozitif bir taktiksel ve stratejik yaklaşım benimsiyor.
